Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final maçında Trabzonspor konuk ettiği Sipay Bodrum FK'yı uzatmalarda 3-2 mağlup ederek adını yarı finale yazdırdı. Spor yazarları, Trabzonspor-Sipay Bodrum FK maçını dikkat çeken ifadelerle değerlendirdi.
ZEKİ UZUNDURUKAN - HAKEME RAĞMEN!
Trabzonspor, bir gün önce Inter'i Papara Park'ın çimlerine gömen U19 takımından hiç hisse kapmamış gibi bir mücadele ortaya koydu 90 dakika boyunca. Kardeşleri tarih yazarken, milyon euro'ları kazanan ağabeyleri, küme düşmeme mücadelesi veren Bodrum FK karşısında son derece kötü bir futbol ortaya koydular.
Fatih Tekke'nin oyuncularına 'basit oyun' nedir önce bunu öğretmesi lazım. Topu ayağına alan her oyuncu, gidiyor ama nereye gidiyor, ne yapacak, pas mı verecek, şut mu atacak belli değil. Ben söyleyeyim; gidiyorlar ve topu kaptırıyorlar. Hem takımı yoruyorlar, hem de kendilerini… Messi misiniz siz ki bu kadar topla oynuyorsunuz?
Küme düşme hattındaki Bodrum FK müthiş bir savunma yaptı. Sahada savaştı, bir oyun planına sadık kaldı ve maçı uzatmaya götürdü. Trabzonspor'un son derece verimsiz bir orta sahası var. Şenol Güneş denedi olmadı. Şimdi Fatih Tekke de aynı şeyi yapıyor.
Lundstram-Mendy orta sahasının hücuma hiçbir katkısı yok. Rakip baskı yapınca da ağır kalıyor bu ikili. Dolayısı ile savunmaya da yeteri kadar katkıları olmuyor. Trabzonspor'un beğenmeyip gönderdiği Enis Bardhi, maç boyunca çok zorluk çıkardı bordo-mavili takıma. Güzel de bir gol attı. Bodrum FK'yı hem orta alanda, hem de hücumda ayakta tutan isim oldu.
Trabzonspor adına işler yolunda gitmezken, maçın adamı Zubkov sahneye çıktı. Muhteşem bir golle Trabzonspor'u uykudan uyandırdı. Hem takımını, hem de tribünleri uykudan uyandırdı. O gole kadar (Dk.98) sahaya enerji veremeyen taraftar kendine geldi, rakibi baskı altına aldı.Trabzonspor, Papara Park'ta taraftar coşkusu ile oynayan bir takım. Tribünlere gelen taraftarların da bunu çok iyi bilmesi gerekir.
Zubkov, Trabzonspor yönetiminin son dönemde yaptığı en iyi transferlerden biri. İki ayağını da çok iyi kullanıyor. Güçlü, süratli, en önemlisi de futbolu çok iyi biliyor. Oyun zekası da üst düzeyde Zubkov'un.Mustafa Eskihellaç yüreği ile mücadele ediyor. Öne çıkışları çok iyi ama önde fazla kaldığı için arkasına atılan her top, Trabzonspor savunması için tehlike. Gökdeniz karşısında zorlandı Mustafa. Daha basit oynarsa takıma katkısı fazla olur.Trabzonspor zorlansa da turu geçip yarı finale yükseldi. Ama bu oyun, kupa şampiyonluğu için yetmez. Takımın iskeletini oluşturan oyuncuların performanslarını yükseltmesi lazım.
Savaşmaları lazım.Hakem Zorbay Küçük, Trabzonspor'un elenmesi için adeta her şeyi yaptı sahada. Gereksiz yere kartlar çıkardı. Tribünleri gerdi. Mendy'ye çıkardığı 2. sarı ve Okay'a çıkardığı ilk sarı kart amatörceydi Zorbay Küçük'ün.
Zorbay Küçük, bu iki amatörce hatasıyla Trabzonspor'un maçı 9 kişi tamamlamasına neden oldu. Bazı maçlarda hakemi de yenmen gerekir. Dün böyle bir maç oynadı Trabzonspor!
YUNUS EMRE SEL - KUPAYA TUTUNDU
Kupa macerası, bir nebze tat katabilir bu havaya. Bu umutla çıktı sahaya Trabzonspor… Kıymetini en çok yokluğunda anladığı golcüsü Banza ile maçın hemen başında golü bulsa da art arda yediği iki golle birden bire mağlup duruma düştü.
Ardından sezonun en maliyetsiz ama flaş transferi Mustafa ile beraberliği yakaladı. Devre bu skorla biterken, Trabzonspor oyuna kendi üstünlüğünü hissettirecek gerçekçi bir ağırlık koyamadı. İkinci yarıya oyuncu değişikliklerinin umutlarıyla girildi fakat bu değişiklikler de beklenen katkıyı yapamadı.
Neyse ki o birbirine benzeyen çoğunluk gruptan yetenekleriyle ayrılan birkaç isimden olan Zubkov'un bireysel becerisiyle attığı golle Trabzonspor tur atlarken moral buldu.
Fatih Tekke, bu "fırtınalı" takımla birlikte yeniden büyüyecekse, bir başak gibi olmalı. Yavaş yavaş filizlenmeli, yavaş işlemeli takımı. Ama bu birlikteliğin devamı için tribünlerin de aynı sabra ve zamana ihtiyacı var. Savunmada yaşanan zaaflar sezon başından itibaren artarak devam ediyor. Geçiş oyununda yapılan hatalar, kenar ortalarında yapılan zaaflar düzelmek yerine daha da kötüye gidiyor.
Kupa maçında bu kadar pozisyon veren bir takımın hafta sonunda oynanacak olan Fenerbahçe derbisi için çok daha fazla önlem alması, bu hataların tekrarlanmaması için çok daha fazla çalışması gerekiyor. Trabzonspor, hakem Zorbay Küçük'ün 'engelleme çabalarına' rağmen turu geçmeyi bildi.
CEMAL ERSEN - Turdan ötesi var bu hikayede!
Avrupa'ya erken veda. Yıllar sonra Trabzonspor'u şampiyonluğa taşıyan Abdullah Avcı'nın taraftar tepkisine feda edilmesi. Şenol Güneş'in büyük umutlarla takımın başına getirilmesi ve hayal kırıklığı ile sonlanan macera. Ve camianın "evladı" olarak kabul edilen Fatih Tekke'nin fırtınalı denizde dümene geçmesi.
Karadeniz ekibi için sezonun tesellisi olabilecek tek kulvar, Ziraat Türkiye kupası kalmıştı.
Tekke'nin öğrencileri dün mucize bir şekilde yola devam etti. Zevahiri kurtardı.
Neden mi mucize? Sezonun sonu yaklaşırken bir takımın savunmada ve ikinci bölgede hâlâ arayışta olması, yanlışların birleşkesi, yaşanan sıkıntıların ve gelinen noktanın özetidir. İşe sıfırdan başlamak gibi bir şey.
Dolayısıyla skordan bağımsız söylemem gereken; Fatih Tekke'nin yaptığı oyuncu değişiklikleri ve sonrasındaki hamlelerinin sonuçları. Büyük riskler aldı. Sahaya sürdüğü kadronun her hücresiyle oynadı. Maç içinde öyle pozisyon değişiklikleri yaptı ki, öğrencileri bile şaşkına döndü. Sonuçta, kazandığı için haklıdır elbette. Nasrettin hocanın göle maya çalması gibi bir şeydi yaptığı, tuttu!
Peki şunları görmezden mi geleceğiz? Bodrumspor bir kişi eksik oynarken, Okay'ın rakibine yaptığı anlamsız faul sonrası ikinci sarı karttan ihraç edilmesi, uzatma dakikaları oynanırken Mendy'nin yine benzer eylemden takımını yalnız bırakması kabul edilebilir mi? Bu nasıl bir ruh halidir? Adını ne koyacağız? Hırs mı, sorumsuzluk mu?
Trabzonspor turu geçemeseydi gündem iki oyuncunun gördüğü kartlar olacaktı eminim?
Bir eleştirim daha var hocaya; en pahalı transferlerden olan Sikan'ı dün oynattığı mevki. Onu bitirmek, yıldırmak mı istiyorsunuz? Sikan forvet arkasında ezilecek bir karakter mi? Yazık, bu yetenekteki bir oyuncu garip denemelerle kaybedilmemeli.
Evet; Fatih Tekke, kimliğini yitirmiş bir oyuncu grubunu ayağa kaldırmaya ve yarışa dahil etmeye çalışıyor.
Bu saatten sonra yapılması gereken, on milyonlarca euro harcanan futbolcu grubuna Trabzonspor camiasının beklentilerinin ve bu kulübün değerlerinin ne olduğunu anladıkları dilden anlatmak. Anlamayana ise taviz vermemek.
Çünkü "al parayı, yat" zihniyetinde bazı futbolcular, U19 takımındaki yeteneklerin önünü kesemez artık.
Değişim ve bir devrim süreci başlayacaksa; Fatih Tekke'nin ön yargılarından arınarak, Trabzonspor'un geleceğine dair adil hamleler yapmasını bekliyorum.